4. Ceza Dairesi 2024/1297 E. , 2026/3239 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/2625 E., 2023/2986 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik O yer Cumhuriyet savcısı ile sanığın başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, cezanın haksız olduğuna, olay anında "onursuzca konuşma" sözünden başka bir söz kullanmadığına, eksik incelemeyle karar verildiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
O yer Cumhuriyet savcısının, İlk Derece Mahkemesince hakaret suçundan verilen 16.04.2021 tarihli karara yönelik istinaf talebinin bulunmaması, talebinin görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik olması, sanığın istinaf isteminin ise İlk Derece Mahkemesinin 15.06.2021 tarihli kararı ile süre yönünden reddine karar verilmiş olması karşısında, kanun yolu başvurusu bulunmayan hakaret suçundan hüküm kurulduğu anlaşılmış olup, 5271 sayılı Kanun’un 280/1 (e) ve (f) maddelerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmadan hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen 16.04.2021 tarihli kararın istinaf edilmesi üzerine incelemeyi yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin 16.02.2023 tarih ve 2021/2966 E., 2023/417 K. sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 2 80... .
maddeleri gereğince duruşma açılmaksızın hukuki süreçte belirtilen nedenle hükmün bozulmasına karar verildiği, fakat anılan fıkranın (e) ve (f) bentlerinde İlk Derece Mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceğinin açık ve tahdidi şekilde belirtildiği, verilen bu bozma kararının aynı Kanun’un 280/1 (e) ve (f) maddelerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından duruşma açılarak karar vermek yerine sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırı şekilde 16.02.2023 tarihli bozma kararı verildiği ve anılan karara karşı direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak 14.06.2023 tarihinde mahkumiyete yönelik hüküm kurulduğu, bu kararın da sanık ile O yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin 29.11.2023 tarih ve 2023/2625 E., 2023/2986 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda; İlk Derece Mahkemesinin 16.04.2021 tarihli kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, hukuka aykırı şekilde duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda bozma kararı verilerek yargılamaya devam edilmesi sonrası verilen kararın Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarih ve 2024/6-490 E., 2025/197 K. sayılı ilamında belirtildiği şekilde "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olması nedeniyle hükümsüz olacağı" anlaşılmakla karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.
VI. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2026 tarihinde karar verildi.