Kanun Yolu Mobil

Mevzuat ve Kararlar Cebinizde

Filtreler

T.C. Yargıtay

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/3530 Sayılı Karar

Esas No: 2025/11113 Karar Tarihi: 17.02.2026 İlgili Madde: 4

Nitelikli Emsal Karar

AI Analizi · 3.5/5

Referans karar değeri

Karar, kanun yararına bozma (olağanüstü kanun yolu) mekanizmasının sınırlarını net bir şekilde çizmektedir. Özellikle 'delil takdiri' ile 'hukuka aykırılık' arasındaki ayrımı vurgulayarak, yerel mahkemelerin takdir yetkisine müdahale edilemeyeceğini hatırlatması bakımından usul hukuku açısından yol gösterici bir içtihat niteliği taşımaktadır.

Karar Özeti

Önemli noktaların özeti

Yargıtay, bir hakaret davasında yerel mahkemenin mahkumiyet kararının 'matufiyet' (suçun mağdurunun belirli olması) şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle kanun yararına bozulması talebini incelemiştir. Yargıtay, kanun yararına bozma yolunun olağanüstü bir kanun yolu olduğunu ve delil takdirine ilişkin hususların bu yolla denetlenemeyeceğini belirterek, yerel mahkemenin delil değerlendirmesine dayalı mahkumiyet kararında bir usulsüzlük bulunmadığına ve kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermiştir.

Karar Metni

Tam metin
4. Ceza Dairesi         2025/11113 E.  ,  2026/3530 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI :2024/305 Esas, 2024/755 Karar SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR :Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanığın sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125/2 delaletiyle 125/1, 125/4 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.100,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ordu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.05.2024 tarihli ve 2024/305 esas, 2024/755 sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2025 gün ve 2025/1125443 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, katılan vekilinin şikayet dilekçesi ile özetle; katılan ...'un ... Parti Ordu Milletvekili olduğunu, ... internet sitesinde katılana ait bir gönderi paylaşıldığını, 29.01.2023 tarihinde anılan gönderinin "yorum” kısmına sanığın katılana yönelik "Hoşşsss sen rte kılı olabilinmi" şeklinde yorum yaptığından bahisle suç duyurusunda bulunması üzerine açılan kamu davasına ilişkin yapılan yargılama sonunda yazılı şekilde mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmış ise de, 5237 sayılı Kanun'un 126. maddesinde yer alan, "Hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismi belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Somut olayda, .... TV ... Parti isimli ... hesabından katılana ait bir videonun paylaşıldığı, söz konusu paylaşımın altına farklı kullanıcılar tarafından birçok yorum yapıldığı, örneğin sanığın yorumundan önce bir kullanıcı tarafından "..Böyle ucuz siyaset olmaz .... Türkiyede aynı kuyruklar var bunlar zenginlik yada fakirlik göstergesi değil bunu kabul edelim artık" şeklinde yorum yapıldığı, sanığın şikayete konu yorumunun kendisinden önceki diğer kullanıcıların yorumlarına karşı mı yoksa katılanın şahsına yönelik mi olduğuna dair somut delilin dosya da mevcut olmadığı, dolayısıyla matufiyet şartının gerçekleşmediğinin anlaşılması karşısında, sanığın atılı suçtan beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.04.2012 gün ve 10/438-141 sayılı kararında belirtildiği üzere, öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309. ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un 309.
maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün ve 3-2 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hâkimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir. (Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2/29-56 sayılı kararı da bu doğrultudadır.) Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasında olaya ilişkin tüm deliller toplanıp değerlendirilip suçun oluştuğu kabul edilerek mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmakla, delil takdiri yapılarak verilen karar aleyhine, takdirde yanılgıya düşüldüğünden ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle, kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMLERİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,17.02.2026 tarihinde karar verildi.

Aynı daire, ortak hukuki konular ve karar tarihleri dikkate alınarak eşleştirildi.

6 karar
Yargıtay 4. Ceza Dairesi

E. 2025/11117, K. 2026/3529

Sanığın hakaret suçundan mahkumiyetine ilişkin karara karşı Adalet Bakanlığı tarafından 'karşılıklı hakaret' hükümlerinin (TCK 129/3) değerlendirilmediği gerekçesiyle kanun yararına bozma talebinde bulunulmuştur.

Kararı incele
Yargıtay 4. Ceza Dairesi

E. 2025/11139, K. 2026/3531

Yerel televizyon programında sarf edilen sözlerin hakaret ve iftira suçlarını oluşturup oluşturmadığına ilişkin soruşturmada, savcılığın kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına yapılan itirazın reddedilmesi üzerine, Ad...

Kararı incele
Yargıtay 4. Ceza Dairesi

E. 2025/12846, K. 2026/3720

Mağdurun şikayetten vazgeçtiği ve sanığın bunu kabul ettiği hakaret davasında, davanın düşmesi yerine mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunarak kanun yararına bozma kararı verilmiş ve dava düşürülmüştür.

Kararı incele
Yargıtay 4. Ceza Dairesi

E. 2025/13232, K. 2026/3099

Sanık hakkında hakaret suçundan verilen ve yalnızca sanık tarafından temyiz edilen önceki mahkumiyet kararının bozulmasının ardından, yerel mahkemenin yeniden kurduğu hükümde 'aleyhe bozma yasağı' (cezayı aleyhe değiştir...

Kararı incele

Araştırmanızı Derinleştirin

Ücretsiz hesap oluşturarak kararları favorilerinize ekleyebilir, PDF olarak indirebilirsiniz.

İlgili Kanun Maddeleri

Bu kararda uygulanan mevzuat

m.125

Türk Ceza Kanunu

Hakaret

Madde 125 (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden...

m.126

Türk Ceza Kanunu

Mağdurun belirlenmesi

Madde 126 (1) Hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa...

m.309

Ceza Muhakemesi Kanunu

Kanun yararına bozma

Madde 309 – (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kara...

m.310

Ceza Muhakemesi Kanunu

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının kanun yararına başvurması

Madde 310 – (1) 309 uncu maddede belirtilen yetki, aynı maddenin dördüncü fıkrasının (d) bendindeki hâllere özgü olmak...

İlgili Kanunlar

Kararın dayandığı temel mevzuat

Etiketler

Kararın konu başlıkları

kanun yararına bozma hakaret suçu matufiyet delil takdiri olağanüstü kanun yolu 5237_125 5237_126 5271_309 5271_310