Kanun Yolu Mobil

Mevzuat ve Kararlar Cebinizde

Filtreler

T.C. Yargıtay

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/718 Sayılı Karar

Esas No: 2023/6076 Karar Tarihi: 07.01.2026 İlgili Madde: 5

Karar Özeti

Önemli noktaların özeti

Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla açılan davada, sanığın paylaşımlarının eleştiri sınırları içerisinde kaldığı, onur ve şeref rencide edici boyutta olmadığı gerekçesiyle suçun unsurlarının oluşmadığına ve ayrıca tekerrür hükümleri ile seçenek yaptırımların değerlendirilmemesi nedeniyle kararın bozulmasına hükmedilmiştir.

Karar Metni

Tam metin
4. Ceza Dairesi         2023/6076 E.  ,  2026/718 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/716 E., 2022/801 K. SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi, eylemin ifade özgürlüğü kapsamında kaldığına, eleştiri sınırlarının aşılmadığına, eksik inceleme ve araştırma yapıldığına, ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağına, suçun unsurlarının oluşmadığına, hakaret kastının bulunmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine yöneliktir. Bölge adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanığın paylaşımlarının ne şekilde atılı suçu oluşturduğunun ve eleştiri sınırlarının ne şekilde aşıldığının yeterince açıklanmadığına, kararın bozulması gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Cumhurbaşkanına hakaret suçunda, Cumhurbaşkanlığının fonksiyonları değil, Cumhurbaşkanının şeref varlığı korunmaktadır. Genel hakaret ve sövme suçlarında olduğu gibi Cumhurbaşkanına hakaret ve sövme suçunun oluşması için de onun sosyal değeri konusunda kendisinin veya toplumun sahip olduğu düşünce ve duyguları sarsıcı fiil veya sıfatlar isnat veya izafe edilmelidir. Ne tür hareketlerin şeref ve itibarı ihlal edici olduğu, toplumda hâkim olan ortalama düşünüşe ve anlayışa göre belirlenmelidir. Bunu tayinde ölçü bireyin özel duyarlılığı değildir, bu itibarla basit bir saygısızlık hakaret ve sövme olarak nitelendirilemez. (Erman S.Hakaret ve Sövme Suçları, s.80 vd.) Düşünce özgürlüğü ve dolayısıyla eleştiri, demokratik toplumlarda vazgeçilmez bir haktır. Toplumun ilerlemesi ve yararı için zorunludur. İfade özgürlüğü sadece lehte olduğu kabul edilen veya zararsız veya ilgilenilmeye değmez görülen haber ve düşünceler için değil, devletin veya nüfusun bir bölümünün aleyhinde olan, onları rahatsız eden haber ve düşünceler için de uygulanır. Bu, demokratik toplum düzeninin ve çoğulculuğun gereğidir. Eleştiri de kaynağını bu özgürlükten alır. Eleştirinin doğasından kaynaklanan sertlik suç oluşturmaz.
Eleştiri övgü olmadığına göre sert, kırıcı ve incitici olması da doğaldır. Siyasetçilerin, kamuoyunca tanınan kişilerin ve kamusal yetki kullanan görevlilerin gördükleri işlev nedeniyle eleştiriye daha fazla katlanmak durumunda oldukları ve bunlara yönelik eleştirinin sınırlarının çok daha geniş olması gerekmektedir. Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde; katılanın görevinin niteliği de dikkate alındığında eleştiriye daha fazla katlanmak zorunda olması ve kendisine yönelik eleştirilerin sınırlarının çok daha geniş tutulması gerektiğinden, suça konu edilen paylaşımın muhatabının onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, 2. Kabule göre de; a. Sanığın, lehe hükümlerin uygulanmasına yönelik talebinin, 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesindeki hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesini de kapsadığı gözetilerek, aynı Kanun'un 230/1.(f) maddesi uyarınca bu hususta kanuni dayanakları da gösterilerek olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi, b. Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve ikinci kez tekerrür hükmünün uygulanmasına neden olan ilamda tekerrür hükümlerinin uygulanmadığının anlaşılması karşısında, sanığın birinci kez mükerrir olduğu gözetilmeden cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür. l V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Muğla 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.01.2026 tarihinde karar verildi.

Aynı daire, ortak hukuki konular ve karar tarihleri dikkate alınarak eşleştirildi.

6 karar
Yargıtay 4. Ceza Dairesi

E. 2023/13901, K. 2026/32

Cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen beraat kararının, paylaşımın eleştiri sınırlarını aştığı ve onur, şeref ve saygınlığı rencide ettiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

Kararı incele

Araştırmanızı Derinleştirin

Ücretsiz hesap oluşturarak kararları favorilerinize ekleyebilir, PDF olarak indirebilirsiniz.

İlgili Kanun Maddeleri

Bu kararda uygulanan mevzuat

m.299

Türk Ceza Kanunu

Cumhurbaşkanına hakaret

Madde 299 (1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) (Deği...

m.50

Türk Ceza Kanunu

Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar

Madde 50 (1) Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pi...

m.58

Türk Ceza Kanunu

Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular

Madde 58 (1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrü...

m.302

Ceza Muhakemesi Kanunu

Temyiz isteminin esastan reddi veya hükmün bozulması

Madde 302 – (1) Bölge adliye mahkemesinin temyiz olunan hükmünün Yargıtayca hukuka uygun bulunması hâlinde temyiz istem...

m.304

Ceza Muhakemesi Kanunu

Yargıtay kararının gönderileceği merci

Madde 304 – (1) (Değişik:20/2/2019-7165/8 md.) Yargıtayca 302 nci maddenin birinci fıkrası veya 303 üncü madde uyarınca...

İlgili Kanunlar

Kararın dayandığı temel mevzuat

Etiketler

Kararın konu başlıkları

Cumhurbaşkanına hakaret İfade özgürlüğü Eleştiri sınırları Tekerrür Bozma kararı 5237_299 5237_50 5237_58 5271_302 5271_304