Kanun Yolu Mobil

Mevzuat ve Kararlar Cebinizde

Filtreler

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
2024/10603

Yargıtay kararının tam metni, özeti ve ilgili kanun maddeleri ile birlikte

Dava No: 2024/4578
25.12.2024
2 İlgili Madde
🌟
AI Analizi

Önemli Emsal İçtihat

Yol Gösterici Karar

"Karar, kamulaştırma davalarında bilirkişi raporlarının nasıl hazırlanması gerektiğine dair teknik standartları (emsal kıyaslama yöntemi) netleştirmekte ve Anayasa Mahkemesi'nin 2942 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 9. fıkrasını iptal etmesinin derdest davalara etkisi ve faiz hesaplaması konusundaki yaklaşımı (özellikle karşı oy ile birlikte değerlendirildiğinde) güncel ve tartışmalı bir hukuki meseleye ışık tuttuğu için yüksek emsal değeri taşımaktadır."

Karar Özeti

İçtihat Metninin Özeti (Önemli Noktalar)

Kamulaştırma bedelinin tespiti davasında, bilirkişi raporunun emsal taşınmazların ortalaması alınarak değer biçilmesi nedeniyle hüküm kurmaya elverişli olmaması ve Anayasa Mahkemesi'nin 2942 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 9. fıkrasını iptal etmesi sonrası oluşan hukuki durumda faiz başlangıç tarihine ilişkin hatalı karar verilmesi gerekçeleriyle yerel mahkeme kararı bozulmuştur. Karşı oyda ise Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının derdest davalarda uygulanması gerektiği ve Anayasa'nın 46. maddesi uyarınca kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiği savunulmuştur.

Karar Metni

Yargıtay kararının tam metni

5. Hukuk Dairesi         2024/4578 E.  ,  2024/10603 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/633 Esas, 2023/735 Karar DAVA TARİHİ : 21.02.2013 KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kütahya ili, ..., ... 555 ada 24 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; emsal ve rayiç bedellerinin çok altında değer biçildiğini, bu nedenle müvekkillerinin idareyle anlaşamadıklarını davanın açılmasına müvekkillerinin sebebiyet vermediğini ileri sürmüştür. 2. Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; idarenin teklif etmiş olduğu kamulaştırma bedelinin çok düşük olduğunu kabul etmediklerini bedelin mahkemece tespit edilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 26.09.2014 tarihli ve 2013/87 Esas ve 2014/348 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 26.09.2014 tarihli ve 2013/87 Esas, 2014/348 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare ile davalılar ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal alınan taşınmaz ile dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla resen belirlenen emlak vergisine esas değerleri aynı olduğu hâlde, dava konusu taşınmazın emsalden yaklaşık 6 kat değerli kabul edilerek soyut ifadelerle metrekare belirlendiğinden bilirkişi raporu inandırıcı bulunmamış ve kamulaştırma bedeline karar tarihine kadar faiz yürütüleceği düşünülmeden faiz bitiş tarihinin gösterilmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma sonrası verilen kararın hakkaniyete aykırı olduğunu, kamulaştırma bedelinin yüksek hesaplandığını, kamu zararın sebep olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma sonrası hesaplanan bedelin davalıları da kapsayacak şekilde tespit edilmesi gerektiğini, tespit edilen bedelin çok düşük olduğunu ileri sürmüştür. 3.Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava tarihinden 4 ay sonrasından başlamak üzere faiz işletilmemesinin hatalı olduğunu, piyasa değerlerine göre çok az tespit edilen kamulaştırma bedeli ile faize de hükmedilmemesinin davacıların zararına sebep olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 ve 11 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Mahkemece bozma ilamına uyulmuşsa da bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; hükme esas alınan bilirkişi raporunda; emsal olarak alınan taşınmazların hesaplanan metrekare birim fiyatlarının ortalaması alınarak değer biçildiğinden alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. 4. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkân tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir. 5. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında, kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere bozma öncesi tespit edilen bedele ilk karar tarihine kadar, bozma sonrası fark bedele ise ikinci karar tarihine yasal faiz uygulanması gerekirken faize hükmedilmemesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan Mahkeme kararının BOZULMASINA,Davacı idare ile davalılar ... vd. ile ... vd.'den peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,25.12.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler. Bu nedenle somut olayda; davalı tarafın Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasına yönelik Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilecek bir temyiz talebinin (Bir kısım davalılar vekili Av. ...’nun 22.12.2023 tarihli dilekçesindeki “faize” ilişkin talebi) de dosya münderecatında bulunması karşısında, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli, 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas - 2023/69 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmeli ve “dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar” Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak faize hükmedilmelidir. Hâl böyle iken, eldeki derdest davada Anayasa Mahkemesi iptal kararının uygulanmadığı, Sayın çoğunluğun “Bozma Kararı”na(faize ilişkin yönüyle) ve faizle ilgili 5 No’lu “Değerlendirme” görüşüne, açıkladığımız nedenlerle katılmıyoruz. 25.12.2024
Üyelik

Araştırmanızı Derinleştirin

Ücretsiz hesap oluşturarak kararları favorilerinize ekleyebilir, PDF olarak indirebilirsiniz.

İlgili Kanun Maddeleri

Bu kararla ilgili kanun maddeleri ve bağlantıları

10

KAMULAŞTIRMA KANUNU - Kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili

Madde 10 – (Değişik: 24/4/2001 - 4650/5 md.) Kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde idare, 7 nci madd...

11

KAMULAŞTIRMA KANUNU - Kamulaştırma bedelinin tespiti esasları:

Madde 11 – (Değişik: 24/4/2001 - 4650/6 md.) 15 inci madde uyarınca oluşturulacak bilirkişi kurulu, kamulaştırılacak taş...

İlgili Kanunlar

Bu kararla ilgili kanunlar ve bağlantıları

Etiketler

Bu kararın konu başlıkları ve anahtar kelimeleri

Kamulaştırma Bedelinin Tespiti Bilirkişi Raporu Anayasa Mahkemesi İptal Kararı Yasal Faiz Kamulaştırma Kanunu 2942_10 2942_11 6100_Geçici3 1086_428