5. Hukuk Dairesi 2024/2892 E. , 2024/9516 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/123 Esas, 2022/37 Karar
DAVA TARİHİ : 27.10.2011
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya direnme kararı verilmiştir.
Mahkemenin direnme kararı üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda, Mahkemenin kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunan ve usulüne uygun oluşturulmayan direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılamada; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili, Fatih ilçesi, Hocagıyaseddin Mahallesi, 379 ada 16 parsel sayılı taşınmazda 4 nolu bağımsız bölümün kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemece dava konusu taşınmazın gerçek bedelinin belirlenmesini talep etmiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 27.11.2012 tarihli ve 2011/470 Esas, 2012/431 Karar, sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak zeminin metrekare birim fiyatının belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediği; ancak; 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanun'un 46 ncı maddesinin son fıkrası (ana gayrimenkulün arsası ile birlikte kamulaştırılması halinde her bağımsız bölümün kamulaştırma bedeli bağlantılı bulunduğu arsa payı ile eklentileri de göz önünde tutularak ayrı ayrı takdir olunacağı) hükmünü koymuştur. Böyle olunca ana yapının arsasına 2942 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (g) bendi göz önünde tutularak kamulaştırma gününden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre, üzerindeki yapılara aynı maddenin (h) bendi gereğince değerlendirme tarihindeki resmi birim fiyatları ve yapı maliyet hesapları gösterilip yıpranma payı düşülmek suretiyle ve ayrıca (i) bendi hükmü uyarınca bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüler de dikkate alınarak kamulaştırma karşılığının yasal biçimde belirlenmesi için bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz rapora itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi yapı değeri tespit edilirken Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının değerlendirme yılına ait Yapı Yaklaşık Birim Maliyet Fiyatlarına göre bulunan m² değerleri eskale edilmeden hüküm kurulması gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
Mahkemenin 28.01.2014 tarihli ve 2013/453 Esas, 2014/27 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına direnilmesine karar verilmiştir.
C.Dairemizce Yapılan İnceleme Sonucu Dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna Gönderilmesi Kararı
1. Mahkemenin 28.01.2014 tarihli ve 2013/453 Esas, 2014/27 Karar sayılı direnme kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda Mahkemenin 28.01.2014 tarihli ve 2013/453 Esas, 2014/27 Karar sayılı direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, Dairemizin 30.05.2013 tarihli ve 2013/5888 Esas, 2013/11274 Karar sayılı bozma ilamı usul ve kanuna uygun bulunarak, temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın 6763 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
D. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda;usulüne uygun direnme kararı oluşturulmayan ve tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunan direnme kararının bozulmasına ,bozma nedenine göre davacı idare vekilinin işin esasına yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairemiz bozma ilamına uyularak davanın kabulüne kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya kamulaştırma bedeli ödendiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına ,davacı idarece fazla yatırılan bedelin varsa bankadan çekilmesine kadar işlemiş olan faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı idareye verilmesine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı ve eksik incelemeye dayalı olduğunu, kamulaştırma bedelinin metrekare birim fiyatının ve tespit edilen kamulaştırma bedelinin gerçek ve rayiç bedellerin çok üstünde fazla tespit edildiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti ile istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü diğer nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Bozma ile hüküm ortadan kalktığından dava konusu taşınmazın davalı üzerindeki tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmemesi bozmayı gerektirir.
e var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesnin 7 nci bendi gereğince kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile temyiz olunan İstanbul 3 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/123 Esas,2022/37 Karar sayılı kararının hüküm fıkrasına, ayrı bir bent olanak ''Dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, (Eminönü) Hocagıyaseddin Mahallesi, Şifahane sokak 379 ada 16 parsel sayılı 295,00 m² yüzölçümlü arsa vasıflı taşınmaz üzerinde kat irtifakından oluşan 2 kat 8/100 arsa paylı 4 bağımsız bölüm numaralı taşınmazın davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile ... adına kayıt ve tesciline'' cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,03.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.