Kanun Yolu Mobil

Mevzuat ve Kararlar Cebinizde

Filtreler

T.C. Yargıtay

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3704 Sayılı Karar

Esas No: 2025/13970 Karar Tarihi: 03.03.2026 İlgili Madde: 4

Standart Uygulama Kararı

AI Analizi · 1.5/5

Yerleşik içtihat

Karar, yerleşik içtihatlara uygun, rutin bir onama kararıdır. Hukuki bir boşluğu doldurmamakta, yeni bir yorum getirmemekte veya alt mahkeme kararını bozmamaktadır. Tapu kaydındaki şerhin iyiniyeti ortadan kaldırdığına dair bilinen hukuki prensibi uygulamıştır.

Karar Özeti

Önemli noktaların özeti

Davacı, 1959 yılında toprak tevzi çalışmaları kapsamında borçlanma suretiyle verilen ve daha sonra kadastro tespiti sırasında açılan itiraz davası sonucunda başkaları adına tesciline karar verilen taşınmazın bedelinin, TMK 1007. madde uyarınca tazminini talep etmiştir. Mahkemeler, taşınmazın tapu kaydında 'itirazlı' olduğuna dair şerh bulunduğunu, davacının bu durumu bilerek taşınmazı devraldığını, dolayısıyla TMK 2. maddesi anlamında iyiniyetli olmadığını ve tazminat hakkı doğmayacağını belirterek davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay, bu kararı usul ve kanuna uygun bularak onamıştır.

Karar Metni

Tam metin
5. Hukuk Dairesi         2025/13970 E.  ,  2026/3704 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/626 Esas, 2025/993 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/162 Esas, 2022/191 Karar Taraflar arasındaki uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Adana ili, ..., ... Mahallesinde 1959 yılında yapılan toprak tevzi çalışmalarında borçlanma sureti ile 33 tevzi parseli olarak Aralık 1965 tarih ve 6 nolu tapu ile ... oğlu ...'ya verilen yerin, kadastro tespiti sırasında 310 parsel numarasını aldığını, ancak Hazine ve bir kısım şahıslar tarafından kadastro tespitine itiraz istemiyle açılan davada, Ceyhan Kadastro Mahkemesinin 11.12.2000 tarih ve 1999/52 Esas, 2000/88 Karar sayılı kararı ile dava konusu 310 parsel sayılı taşınmazın bir kısım davacılar adına tapuya tesciline karar verildiğini, işbu kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğini, tapu kayıtları incelendiğinde, taşınmazın tapudan itirazlı olarak ... oğlu ... tarafından davacıya 15.02.2008 tarihinde satılarak zilyetliğinin devredildiğini, borçlanma sureti ile verilen bu yer ile ilgili ödemelerin kanuni süresi içinde ... oğlu ... tarafından Hazineye yapıldığını ileri sürerek davacının mağduriyetinin giderilmesi amacıyla toprak tevzi yoluyla dağıtılan taşınmazın bugünkü bedelinin tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının taşınmazı satın aldığında tapudaki kayıtları inceleyebileceği, taşınmazın itirazlı olduğunun satış senedinde belirtildiği, bu durumda tapuda taşınmazın itirazlı olduğunu bilerek satın alan davacının iyiniyetli olduğundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesinin somut olaya uygulanamayacağını, tapu malikinin açabileceği tazminat davasını halefi olarak davacının da açabileceğini, davanın reddi kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu Adana ili, ..., ... Mahallesi 33 tevzi parselinin kadastro çalışmaları sırasında revizyon görerek 310 parsel numarasıyla ... adına tespit edildiği, Hazine ve bir kısım şahıslar tarafından kadastro tespitine itiraz istemiyle açılan davada, Ceyhan Kadastro Mahkemesinin 1999/52 Esas, 2000/88 Karar sayılı kararıyla dava konusu taşınmaz hakkında davanın kabulüne karar verildiği, işbu kararın temyiz incelemesinden geçerek 10.03.2020 tarihinde kesinleştiği, söz konusu yargılama devam ederken, kadastro tespiti henüz kesinleşmeden 15.02.2008 tarihinde taşınmazın dava dışı ... tarafından tapuda davacıya satıldığı, resmi satış senedinin içeriğinde, taşınmazın mülkiyetinin Ceyhan Kadastro Mahkemesinin 1999/52 Esas sayılı dosyasında itirazlı olduğunun yazılı olduğu, bu şerhi tapuda görmesine rağmen taşınmazı devir alan davacının iyiniyetli olduğundan ve 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi uyarınca dürüst davrandığından söz edilemeyeceği, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Aynı daire, ortak hukuki konular ve karar tarihleri dikkate alınarak eşleştirildi.

6 karar
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

E. 2025/2763, K. 2025/13677

Kadastro güncelleme çalışmaları (3402 sayılı Kanun 22/a) sonucu tapu yüzölçümünün azalması nedeniyle açılan tapu sicilinin hatalı tutulmasından kaynaklı tazminat davasında, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını kısmi...

Kararı incele
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

E. 2024/7226, K. 2025/1042

Tapu kaydının iptali nedeniyle açılan tazminat davasında, tapu iptalinden sonra alacağı temlik alan kişinin, tapu sicilinin aleniyeti ilkesi gereği durumu bilmesi gerektiği ve bu nedenle TMK 1007 kapsamında Devletin kusu...

Kararı incele
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

E. 2024/5950, K. 2024/10573

Taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde 'kısmen orman sınırları içerisinde olduğuna dair belirtme' şerhi varken taşınmazı satın alan davacının, tapu iptali nedeniyle uğradığı zararın tazmini (TMK 1007) istemiyle açtı...

Kararı incele
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

E. 2025/11146, K. 2026/3683

Tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın tazmini talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararı istinaf edilmiş ve bölge adliye mahkemesi tarafından onanmıştır.

Kararı incele
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

E. 2025/8396, K. 2026/3545

Davacıya ait taşınmazın kesinleşen orman tahdidi sınırları içerisinde kalması nedeniyle uğranılan zararın, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1007.

Kararı incele
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

E. 2025/3082, K. 2025/14489

3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi uyarınca yapılan güncelleme çalışmaları sonucunda taşınmazın yüzölçümünün azaldığını iddia eden davacının açtığı tazminat davasında, taşınmazın fiili sınırlarının 1978 yılında...

Kararı incele

Araştırmanızı Derinleştirin

Ücretsiz hesap oluşturarak kararları favorilerinize ekleyebilir, PDF olarak indirebilirsiniz.

İlgili Kanun Maddeleri

Bu kararda uygulanan mevzuat

m.1007

Türk Medeni Kanunu

2. Sorumluluk

Madde 1007- Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Devlet, zararın doğmasında kusuru bu...

m.2

Türk Medeni Kanunu

B. Hukukî ilişkilerin kapsamı

Madde 2 - Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakk...

m.370

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

Onama kararları

MADDE 370- (1) Yargıtay, onama kararında, onadığı kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermek zorundadır....

m.371

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

Bozma sebepleri

MADDE 371- (1) Yargıtay, aşağıda belirtilen sebeplerden dolayı gerekçe göstererek temyiz olunan kararı kısmen veya tama...

İlgili Kanunlar

Kararın dayandığı temel mevzuat

Etiketler

Kararın konu başlıkları

tapu sicilinin tutulması tazminat davası iyiniyet kadastro tespiti TMK 1007 4721_1007 4721_2 6100_370 6100_371