Kanun Yolu Mobil

Mevzuat ve Kararlar Cebinizde

Filtreler

T.C. Yargıtay

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3878 Sayılı Karar

Esas No: 2025/16211 Karar Tarihi: 04.03.2026 İlgili Madde: 3

Nitelikli Emsal Karar

AI Analizi · 3.5/5

Referans karar değeri

Karar, 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 hükümlerinin fiilen el atılmayan taşınmazlardaki vekalet ücreti uygulamasına (nispi vs. maktu) ilişkin Yargıtay'ın yerleşik içtihadını teyit eden ve bu konuda düzeltme yaparak hukuki istikrarı sağlayan bir karardır. Tam bir içtihadı birleştirme veya büyük bir boşluk doldurma niteliği taşımamakla birlikte, uygulamadaki tereddütleri gidermesi açısından önem arz etmektedir.

Karar Özeti

Önemli noktaların özeti

Kamulaştırmasız el atma iddiasıyla açılan tazminat davasında, taşınmazın imar planında eğitim alanı olarak ayrılması nedeniyle idarenin pasif tutumunun mülkiyet hakkını ihlal ettiği kabul edilmiştir. Yargıtay, taşınmaz bedelinin tespiti ve faiz oranına ilişkin yerel mahkeme kararını hukuka uygun bulmakla birlikte, fiilen el atılmayan taşınmazlarda nispi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı düzelterek onamıştır.

Karar Metni

Tam metin
5. Hukuk Dairesi         2025/16211 E.  ,  2026/3878 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/3575 Esas, 2025/4172 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/150 Esas, 2025/566 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Ankara ili, ..., ... Mahallesi 524 07... parsel sayılı taşınmaza imar planında eğitim alanı olarak ayrılmak suretiyle el atıldığını belirterek taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; uygulannan faizi kabul etmediklerini, dava konusu taşınmaza iadece el atılmadığını, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, bedelin yüksek belirlendiğini, davanın reddine karar verilmesini ve nispi vekâlet ücreti yerine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "Eğitim Alanı" olarak ayrıldığı, taşınmazın boş arsa görünümünde olup, üzerinde herhangi bir yapı ve tesis bulunmadığını, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiğini, kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu, idarenin hukuka aykırı eylemi nedeniyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş deyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceğini, bu itibarla; arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle bedelinin tespit edilip davalı idareden tahsiline, taşınmazdaki davacı taraf payının iptali ile Hazine adına tapuya tesciline ve yerleşik Yargıtay içtihatları ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 nci maddesi uyarınca davanın konusunun para olması nedeniyle hükmedilen miktar üzerinden davacı lehine nispi vekâlet ücreti verilmesine ve kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz oranında faize hükmedilmesine dair kararda, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde us
ul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi doğru olduğu gibi bedelin sorumlu davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Dava 01.08.2023 tarihinden sonra açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında; davanın açıldığı tarih itibarıyla, dava tarihinden itibaren kamu alacakları için uygulanan en yüksek faiz oranının işletilmesine karar verilmesi uygundur. 4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 5. Dava konusu taşınmaza fiilen elatılmamış olduğu gözetildiğinde, 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının vekâlet ücretine ilişkin (8) numaralı bendinin hükümden tümüyle çıkartılması, yerine “Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL maktu vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Aynı daire, ortak hukuki konular ve karar tarihleri dikkate alınarak eşleştirildi.

6 karar
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

E. 2025/14214, K. 2026/3796

Kamulaştırmasız el atma davasında, taşınmazın imar planında okul alanı olarak ayrılması ve idarenin pasif tutumu nedeniyle mülkiyet hakkının kısıtlandığı kabul edilmiştir.

Kararı incele
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

E. 2025/16209, K. 2026/3780

Kamulaştırmasız el atma iddiasıyla açılan tazminat davasında, taşınmazın imar planında okul alanı olarak ayrılması nedeniyle idarenin pasif tutumu sonucu mülkiyet hakkının kısıtlandığı kabul edilmiştir.

Kararı incele
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

E. 2025/17798, K. 2026/3881

Kamulaştırmasız el atma iddiasıyla açılan tazminat davasında, taşınmazın imar planında okul alanı olarak ayrıldığı ancak fiilen el atılmadığı anlaşılmıştır.

Kararı incele
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

E. 2025/17805, K. 2026/3883

Kamulaştırmasız el atma iddiasına dayalı tazminat davasında, taşınmazın imar planında okul alanı olarak ayrılmasına rağmen uzun süre kamulaştırılmaması nedeniyle mülkiyet hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle tazminata hükm...

Kararı incele
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

E. 2025/10898, K. 2026/3863

Kamulaştırmasız el atma iddiasına dayalı tazminat davasında, taşınmazın imar planında okul alanı olarak ayrılması ve uzun süre kamulaştırılmaması nedeniyle mülkiyet hakkının kısıtlandığı kabul edilmiştir.

Kararı incele
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

E. 2025/4246, K. 2025/12932

Kamulaştırmasız hukuki el atma nedeniyle tazminat davasında, taşınmazın imar planında okul alanı olarak ayrılmasına rağmen uzun süre kamulaştırılmaması nedeniyle oluşan hukuki el atma olgusu kabul edilmiş; ancak vekalet...

Kararı incele

Araştırmanızı Derinleştirin

Ücretsiz hesap oluşturarak kararları favorilerinize ekleyebilir, PDF olarak indirebilirsiniz.

İlgili Kanun Maddeleri

Bu kararda uygulanan mevzuat

m.11

KAMULAŞTIRMA KANUNU

Kamulaştırma bedelinin tespiti esasları:

Madde 11 – (Değişik: 24/4/2001 - 4650/6 md.) 15 inci madde uyarınca oluşturulacak bilirkişi kurulu, kamulaştırılacak taş...

m.370

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

Onama kararları

MADDE 370- (1) Yargıtay, onama kararında, onadığı kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermek zorundadır....

m.371

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

Bozma sebepleri

MADDE 371- (1) Yargıtay, aşağıda belirtilen sebeplerden dolayı gerekçe göstererek temyiz olunan kararı kısmen veya tama...

İlgili Kanunlar

Kararın dayandığı temel mevzuat

Etiketler

Kararın konu başlıkları

kamulaştırmasız el atma vekalet ücreti mülkiyet hakkı imar planı idari sorumluluk 2942_11 2942_EK-4 6100_370 6100_371