Kanun Yolu Mobil

Mevzuat ve Kararlar Cebinizde

Filtreler

T.C. Yargıtay

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3963 Sayılı Karar

Esas No: 2025/16297 Karar Tarihi: 05.03.2026 İlgili Madde: 5

Önemli Emsal İçtihat

AI Analizi · 4.8/5

Yol gösterici karar

Karar, Anayasa Mahkemesi'nin kamulaştırma davalarına ilişkin iptal kararına dayanarak, kamulaştırma bedelinin tespiti davalarında miktar itibarıyla temyiz kesinlik sınırının uygulanamayacağını kesin bir dille ortaya koymaktadır. Mülkiyet hakkı ve silahların eşitliği ilkesine yaptığı güçlü vurgular, alt mahkemelerin hatalı uygulama pratiklerini düzeltecek nitelikte olduğundan yüksek emsal puanı verilmiştir.

Karar Özeti

Önemli noktaların özeti

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, kamulaştırma bedelinin tespiti davalarında istinaf ve temyiz kesinlik sınırının uygulanıp uygulanamayacağını incelemiştir. Anayasa Mahkemesi'nin 24.02.2022 tarihli ve 2021/34 E., 2022/21 K. sayılı kararına atıfla, kamulaştırma bedelinin tespiti davalarının doğası gereği belirli bir değer üzerinden kesinlik sınırına tabi tutulamayacağını, bu durumun mülkiyet hakkına ve silahların eşitliği ilkesine aykırı olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle, bölge adliye mahkemesinin 'miktar itibarıyla kesinlik' gerekçesiyle verdiği temyiz ret kararını bozmuş ve uyuşmazlığın çözümü için dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göndermiştir.

Karar Metni

Tam metin
5. Hukuk Dairesi         2025/16297 E.  ,  2026/3963 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1672 Esas, 2025/2714 Karar KARAR : Direnme Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince dava değerinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırının altında olduğu gerekçesi ile istinaf başvuru dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince süresi içerisinde temyiz edilmiş; Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Dairemiz bozma kararına Bölge Adliye Mahkemesince direnilmesi üzerine karar davacı idare vekili tarafından temyiz edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince ek karar ile davacı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ek kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle, 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede; 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/34 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Kanun’un 341 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinin “kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, kararın gerekçesinde; kamulaştırma bedelinin tespiti davalarının kişilerin talep ya da uyuşmazlık konusunu belirli miktar veya değer ile gösterebildikleri diğer malvarlığı davası türlerinden ayrıldığı, bu açıdan bakıldığında söz konusu davaların konusunu belirli bir miktar veya değer içeren talepler oluşturmadığından kararın kesinlik sınırının belirlenmesinde davada ileri sürülen istemin kabul edilmeyen (ve kabul edilen) bölümü gibi bir ölçütün esas alınmasının mümkün olmadığı, temyiz yoluna başvurulabilen k
ararları düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi için de aynı hususun uygulanması gerektiğinden temyiz incelemesine konu edilen kararın miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu, bu itibarla kuralda kamulaştırma bedelinin tespiti davalarına ilişkin kararların kesinlik sınırının hesaplanmasında hangi ölçütün esas alınacağının herhangi bir tereddüde yer vermeyecek şekilde açık ve net olarak belirlenmediğinin görüldüğü, dolayısıyla hükmün denetlenmesini talep etme hakkına sınırlama getiren kuralın kanunilik şartını taşımadığı sonucuna varıldığı belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi gerekçesinde ilave olarak Anayasa’nın 46 ncı maddesinin birinci fıkrasında kamulaştırmanın taşınmazın gerçek karşılığının ödenmesi şartıyla yapılmasının öngörüldüğü, söz konusu madde hükmü uyarınca taşınmazın gerçek değeri üzerinden kamulaştırılmasının Anayasa’nın 35 inci maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının da gereği olduğunu; davalı yönünden kabul edilen kanun yolunun davacı yönünden kabul edilmemesinin de silahların eşitliği ilkesi ve dolayısıyla yargılamanın hakkaniyete uygun yürütülmesi kuralına aykırılık oluşturacağı açıktır. Nitekim taraflardan birine tanınan, diğerine tanınmayan avantajın fiilen olumsuz bir sonuç doğurduğuna dair delil bulunmasa da silahların eşitliği ilkesi ihlâl edilmiş sayılabileceği öğretide ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında da kabul görmüştür. Kaldı ki, 2942 sayılı Kanun'un 19.04.2018 tarih ve 7139 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi ile değişik 8 inci fıkrasında tarafların bedele ilişkin istinaf veya temyiz haklarının saklı olduğu hükmü vaz edilmiş olmakla, ilgili fıkrada ve Kanun'un genelinde mahkemece verilen karara karşı taraflardan herhangi birince kanun yollarına başvurulmasını kısıtlayıcı herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Açıklanan gerekçelerle Dairemiz kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeple; Dosyanın YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİNE,05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Aynı daire, ortak hukuki konular ve karar tarihleri dikkate alınarak eşleştirildi.

6 karar
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

E. 2025/17839, K. 2026/3976

Kamulaştırma bedelinin tespiti davalarında, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı uyarınca, dava değerinin belirli bir miktarın altında kalması durumunda dahi istinaf ve temyiz yolunun açık olduğu, kesinlik sınırının bu tür...

Kararı incele

Araştırmanızı Derinleştirin

Ücretsiz hesap oluşturarak kararları favorilerinize ekleyebilir, PDF olarak indirebilirsiniz.

İlgili Kanun Maddeleri

Bu kararda uygulanan mevzuat

m.10

KAMULAŞTIRMA KANUNU

Kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili

Madde 10 – (Değişik: 24/4/2001 - 4650/5 md.) Kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde idare, 7 nci madd...

m.341

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar

MADDE 341- (1) (Değişik:22/7/2020-7251/34 md.) İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna baş...

m.362

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

Temyiz edilemeyen kararlar

MADDE 362- (1) Bölge adliye mahkemelerinin aşağıdaki kararları hakkında temyiz yoluna başvurulamaz: a) Miktar veya değ...

m.373

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

Bozmaya uyma veya direnme

MADDE 373- (1) Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun bölge adliye mahkemesi tarafında...

m.8

KAMULAŞTIRMA KANUNU

Satın alma usulü

Madde 8 – (Değişik: 24/4/2001 - 4650/3 md.) İdarelerin, bu Kanuna göre, tapuda kayıtlı olan taşınmaz mallar hakkında yap...

İlgili Kanunlar

Kararın dayandığı temel mevzuat

Etiketler

Kararın konu başlıkları

Kamulaştırma Davası Temyiz Kesinlik Sınırı Silahların Eşitliği Mülkiyet Hakkı Anayasa Mahkemesi İptal Kararı 2942_10 6100_341 6100_362 6100_373 2942_8