Kanun Yolu Mobil

Mevzuat ve Kararlar Cebinizde

Filtreler

T.C. Yargıtay

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/4399 Sayılı Karar

Esas No: 2025/13124 Karar Tarihi: 10.03.2026 İlgili Madde: 7

Önemli Emsal İçtihat

AI Analizi · 4.2/5

Yol gösterici karar

Karar, Anayasa Mahkemesi'nin kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalarda miktar itibarıyla kesinlik sınırını düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerini iptal eden kararına doğrudan atıf yapmakta ve bu içtihadın uygulanması gerektiğini vurgulayarak, Bölge Adliye Mahkemesi'nin hatalı 'miktar reddi' kararını ortadan kaldırmaktadır. Hukuki boşluğu dolduran ve AYM kararlarının alt mahkemelerce doğru uygulanmasını sağlayan bir içtihattır.

Karar Özeti

Önemli noktaların özeti

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, kamulaştırma bedelinin tespiti davasında Bölge Adliye Mahkemesi'nin 'miktar itibarıyla kesinlik' gerekçesiyle verdiği temyiz dilekçesinin reddi ek kararını, Anayasa Mahkemesi'nin kamulaştırma davalarında kesinlik sınırına ilişkin iptal kararını esas alarak ortadan kaldırmıştır. Daire, temyiz yolunun açık olduğunu kabul etmiş, ancak esasa ilişkin temyiz itirazlarını incelediğinde yerel mahkeme kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.

Karar Metni

Tam metin
5. Hukuk Dairesi         2025/13124 E.  ,  2026/4399 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1426 Esas, 2025/2060 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Sulakyurt Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/97 Esas, 2024/45 Karar Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak davacı idare vekili istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi 01.07.2025 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir. Ek karar davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava değeri dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/34 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin "kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar" yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği gözetildiğinde; temyiz yoluna başvurulabilen kararları düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi için de aynı hususun uygulanması gerektiğinden 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir. Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla 01.07.2025 tarihli ek kararın ortadan kaldırılması gerekir. Bölge Adliye Mahkemesinin davacı idare istinaf başvurusu esastan red kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kırıkkale ili, ... ilçesi, ... köyü 1 32... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.05.2024 tarihli ve 2023/97 Esas, 2024/45 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.
Gerekçe ve Sonuç 1.Bölge Adliye Mahkemesinin 23.10.2024 tarihli ve 2024/4301 Esas, 2024/2701 Karar sayılı kararı ile davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun miktar itibarıyla kesin olduğundan reddine karar verilmiştir. 2.Bölge Adliye Mahkemesinin 21.11.2024 tarihli ve 2024/4301 Esas, 2024/2701 Karar sayılı ek kararıyla davacı idare vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesi ek kararının davacı idare vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; davacı idare vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin 21.11.2024 tarihli ek kararın ortadan kaldırılmasına ve davacı idare vekilinin istinaf başvurusu hakkında inceleme yapılmadığı anlaşıldığından davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esasına girilip bir karar verilmesi gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozma Sonrası Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin 07.05.2025 tarihli ve 2025/1426 Esas, 2025/2060 sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak davacı idare vekili istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiş, 01.07.2025 tarihli ek karar ile de temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen asıl ve ek kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; temyiz dilekçesinin reddine ilişkin ek kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, faize ilişkin düzenlemesinin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği gözetilmeden tespit edilen bedele faiz işletilmesinin hatalı olduğunu belirlenen bedelin yüksek olduğunu, değer kaybının yüksek hesaplandığını, müvekkili lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasında kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesine ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergâhı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 01.07.2025 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Araştırmanızı Derinleştirin

Ücretsiz hesap oluşturarak kararları favorilerinize ekleyebilir, PDF olarak indirebilirsiniz.

İlgili Kanun Maddeleri

Bu kararda uygulanan mevzuat

m.10

KAMULAŞTIRMA KANUNU

Kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili

Madde 10 – (Değişik: 24/4/2001 - 4650/5 md.) Kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde idare, 7 nci madd...

m.11

KAMULAŞTIRMA KANUNU

Kamulaştırma bedelinin tespiti esasları:

Madde 11 – (Değişik: 24/4/2001 - 4650/6 md.) 15 inci madde uyarınca oluşturulacak bilirkişi kurulu, kamulaştırılacak taş...

m.341

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar

MADDE 341- (1) (Değişik:22/7/2020-7251/34 md.) İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna baş...

m.362

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

Temyiz edilemeyen kararlar

MADDE 362- (1) Bölge adliye mahkemelerinin aşağıdaki kararları hakkında temyiz yoluna başvurulamaz: a) Miktar veya değ...

m.370

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

Onama kararları

MADDE 370- (1) Yargıtay, onama kararında, onadığı kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermek zorundadır....

m.371

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

Bozma sebepleri

MADDE 371- (1) Yargıtay, aşağıda belirtilen sebeplerden dolayı gerekçe göstererek temyiz olunan kararı kısmen veya tama...

m.373

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

Bozmaya uyma veya direnme

MADDE 373- (1) Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun bölge adliye mahkemesi tarafında...

İlgili Kanunlar

Kararın dayandığı temel mevzuat

Etiketler

Kararın konu başlıkları

Kamulaştırma Temyiz Kesinlik Sınırı Anayasa Mahkemesi İptal Kararı İrtifak Hakkı Bedeli Usul Hukuku 2942_10 2942_11 6100_341 6100_362 6100_370 6100_371 6100_373