Kanun Yolu Mobil

Mevzuat ve Kararlar Cebinizde

Filtreler

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
2024/731

Yargıtay kararının tam metni, özeti ve ilgili kanun maddeleri ile birlikte

Dava No: 2024/746
11.12.2024
2 İlgili Madde
⚖️
AI Analizi

Standart Uygulama Kararı

Yerleşik İçtihat

"Karar, HMK 46. maddesindeki 'hâkimin hukuki sorumluluğu' şartlarının oluşmadığına dair yerleşik içtihadı yineleyen, matbu bir onama kararı niteliğindedir. Hukukta yeni bir çığır açan veya içtihadı birleştiren bir niteliği bulunmamaktadır; sadece mevcut kanun hükümlerinin somut olaya uygulanmasıdır."

Karar Özeti

İçtihat Metninin Özeti (Önemli Noktalar)

Davacı, geçmişte aleyhine sonuçlanan bir tapu iptal ve tescil davasında, mahkemenin hatalı karar verdiği iddiasıyla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 46. maddesi kapsamında Devlet aleyhine tazminat davası açmıştır. Hukuk Genel Kurulu, HMK 46. maddesinde sayılan sınırlı sorumluluk sebeplerinin (hâkimin kusurlu eylemleri) somut olayda gerçekleşmediğini, davanın yasal şartları taşımadığını belirterek, Özel Dairenin davanın reddi yönündeki kararını onamıştır.

Karar Metni

Yargıtay kararının tam metni

Hukuk Genel Kurulu         2024/746 E.  ,  2024/731 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Yargıtay 1. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2022/1 E., 2023/6 K. KARAR : Davanın reddine 1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı Yargıtay 1. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiştir. 2. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi 4. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin babası ... tarafından devredilen 479 parsel sayılı taşınmazın 1977 yılından itibaren müvekkilince zilyet sıfatıyla kullanıldığını, tapu kayıtlarında bu kullanıma ilişkin şerh bulunmasına rağmen zilyetlikle iktisabının mümkün olmaması sebebiyle 09.09.1981 tarihinde söz konusu taşınmazın Hazine adına tescil edildiğini, ancak müvekkilinin taşınmazda tarımsal faaliyetlerine devam ettiğini, müvekkili tarafından kullanılan bu taşınmaza ilişkin olarak üçüncü kişilerce İskenderun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 1989/593 Esas sayılı dosyasında Hazine aleyhine açılan davada Mahkemece hiçbir araştırma yapılmaksızın üçüncü kişiler adına tescil kararı verildiğini ve kararın kesinleştiğini, sonrasında da taşınmazın bu şahıslarca başka bir kişiye satıldığını, tapu kayıtlarında zilyetlik şerhi bulunmasına rağmen yapılan yargılamada müvekkiline de herhangi bir bildirim yapılmadığını, taşınmazın haksız ve hukuka aykırı olarak başka şahıslarca iktisap edildiğini, kanuna ve hakkaniyete aykırı karar verilerek müvekkilinin hak kaybına ve mağduriyetine sebep olunduğunu ileri sürerek belirsiz alacak niteliğinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 20.000,00 TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı 5. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, davacının zararını delillerle açıklamadığından somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, sorumluluğu ispatlayacak yeterli delil sunulmadığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 46 ncı maddesinde belirtilen koşulların gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Fer’î Müdahil Beyanı 6. Fer’î müdahil vekili beyan dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, Mahkemece mahallinde yapılan keşif, toplanan deliller ve dinlenen tanıkların beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda karar verildiğini, kararın temyiz incelemesinden de geçerek onandığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Özel Daire Kararı 7. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 26.09.2023 tarihli ve 2022/1 Esas, 2023/6 Karar sayılı kararı ile; “…Somut olayda; 479 parsel sayılı taşınmaz hakkında ... ve arkadaşlarının 28.07.1989 tarihinde İskenderun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde Hazine aleyhine açtıkları 1989/593 esas sayılı dava dosyasının incelenmesinden; 1981 yılında yapılan kadastro tespitinde, taşınmazın 1950 yılından beri ... tarafından imar edilerek kullanılmakta iken 1977 yılında ...′a satılarak zilyetliğinin devredildiği ancak 1617 sayılı Kanun uyarınca zilyetlikle iktisap edilemeyeceğinden tespitin Hazine adına yapıldığı belirtilip tutanağın beyanlar hanesine de taşınmazın 1950 yılından beri ...′ın(davacının babası) zilyetliğinde iken ondan satın alan ...′ın(dava
cı) zilyetliğinin bulunduğu yönünde şerh düşülerek senetsizden tarla vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, tespitin itirazsız olarak 15.12.1981 tarihinde kesinleştiği; yargılaması sonucunda, taşınmazın ...′dan harici satın alma ve zilyetliğe dayalı olarak ... ve arkadaşları adına tesciline karar verildiği, 05.11.1992 tarihli kararın Yargıtay denetiminden geçerek 23.06.1994 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Yukarıda değinilen düzenleme ve olgular birlikte değerlendirildiğinde, İskenderun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.11.1992 tarihli ve 1989/593 esas sayılı davasında karar veren Hâkimin eyleminin HMK'nın 46 ncı maddesinde sayılan sınırlı hallerden birisini ihlâl edici nitelikte olduğu hususunun davacı tarafından ispat edilebildiğini söyleyebilmek mümkün değildir. HÜKÜM: Açıklanan sebeplerle; 1- Davanın REDDİNE, 2- HMK′nın 49 uncu maddesi uyarınca takdiren 1.000,00 TL para cezasının davacıdan tahsiline, 3- Peşin harcın mahsubu ile fazla alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 4- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 5- Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, artan avansın istek halinde davacıya iadesine,….” karar verilmiştir. Kararın Temyizi 8. Özel Daire kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. II. GEREKÇE 9. Dava, 6100 sayılı Kanun’un 46 ncı maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 10. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46 ncı maddesinde sorumluluk nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır. Anılan maddede “(1) Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir: a) Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması. b) Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması. c) Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması. ç) Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması. d) Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması. e) Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması.” düzenlemesi bulunmaktadır. 11. Somut olayda 6100 sayılı Kanun’un 46 ncı maddesinde sınırlı sayıda belirtilen sorumluluk sebeplerinden hiçbiri bulunmadığından ve hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı tazminat şartları oluşmadığından Özel Dairece davanın reddine karar verilmesi yerindedir. 12. Hâl böyle olunca, yapılan açıklamalara, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bilgi ve belgelere, Daire kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın onanması gerekir. III. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın ONANMASINA, Harç peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, 11.12.2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Üyelik

Araştırmanızı Derinleştirin

Ücretsiz hesap oluşturarak kararları favorilerinize ekleyebilir, PDF olarak indirebilirsiniz.

İlgili Kanun Maddeleri

Bu kararla ilgili kanun maddeleri ve bağlantıları

46

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Devletin sorumluluğu ve rücu

MADDE 46- (1) Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası...

49

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU - Davanın reddi hâlinde verilecek ceza

MADDE 49- (1) Dava esastan reddedilirse davacı, beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezasın...

İlgili Kanunlar

Bu kararla ilgili kanunlar ve bağlantıları

Etiketler

Bu kararın konu başlıkları ve anahtar kelimeleri

devletin sorumluluğu hâkimin tazminat sorumluluğu haksız fiil HMK 46 tazminat davası 6100_46 6100_49